nil ve til in hikayesi
mısırda nilin ülkesinde nilin güzelliğini alan ve baktıkça görenlerin içini ferahlatan nefes aldıran bir kız yaşarmış NİL... nilin güzelliği dillere destanmış ama gel görki onun gönlü TİL için akarmış gizli gizli.. bilirlermiş sevdaları öğrenilince önlerine engeller konulacağını o yüzden nil gibi sevdalarını içlerine akıtırlarmış.. ve sevdaları o kadar büyükmüş ki artık herkes onların gözlerinden anlıyormuş.
tabi bu durumdan hoşlanmayanlarda varmış herkes nilin tile olan aşkını ayıplıyor ve kıskanıyolarmış.. en başta firavun. firavun nile aşık umutsuzca aşık... gözünü karratmış bir şekilde aşık hemde.. sonunda til le nilin aşkına bi geçit vereceğini söyler ama şartları vardır... til le üzerinde yazılar olan bir zar verir ve bundaki şifreyi çözmesini ister ama til okuma bilmemekte... çözemez bir türlü zindana atar.... sonra nili tili kurtarması için çağırır yine şartları vardır.... nilden de nil nehrinin yatağını değiştirmesini isterr ve nil ağlamaya başlar onuda zindana attırır. bilinen en büyük büyücüleri cadıları rahipleri toplar ve nille tilin kavuşamaması için büyüler yaptırır ayinler düzenletip dualar okutur.. ve sonunda büyücülerle karar alırlar nil adı gibi bir nehir olacak ve denize ulaşacak ve nilin bir koluda rahipler havuzuna akacak ve firavun nilin suyuyla yıkanacak . ve til zavallı til yine bir nehir olacak ama o çöle akacak ... çölün kızgın kumlarında buharlaşıp uçacak ve her aktıklarında birbirlerine kavuşmak için umutları olduğu gibi büyük bir hüsranla içlerine akacaklar..
ve karar uygulanır nil ve til iki nehir olarak akmaya başlarlar.. aynı zindan akmaya başlarlar ama suları birbirine hiç karışmaz ve nille til sonsuz aşk türkülerini söylemeye başlarlar....
EDEP YA HU
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıÖYLESİNE SEVMİŞTİM
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencareme konan yusufcukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Öyle kapıda susuşun
Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun
Koy beni sensizliğe
Ve otursun içime kül gibi kor yangının
Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim, onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
ibrahim sadri
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ağlatan kafe
Ağlatan gafe'nin hikayesi cok ama cok eskiye dayanir, yer ve mekan bilinmemektedir. Uzun yillardir calinir, sozleri yoktur.. Notalar anlatir yaşanmiş duygulari ve o imkansiz ama bir o kadar da tutkulu olan bir aşki... Melodi dile gelir, eger calan biliyorsa hikayesini...
Ve şoyle başlar bu imkansiz ve bir o kadar da acikli aşk,
Cevrenin sayilan soylu ailenin tek kizinin guzelligi ve asaleti dillere dolaşir, genc delikanli ise soylu olmayan bir ailenin ikinci ogludur. Cesur bir o kadarda mert ve savaşci bir erkektir. Kiz ve delikanli birbirlerine sevdalanirlar. Kizin ailesi bu ilişkiyi onaylamamaktadir gencin ailesinin soylu olmadigini gerekce olarak one surerler.
Kizin guzelligi tum ulkede anilmaya başlar ve zamanin rus çarı kizin methini duyar kizi gormek icin koye gelir ve hayran kalir. Kizin babasindan kizi ister baba şaşkindir, buyuklere haber salinir herkes ulu kestane agacinin altinda toplanir, tartişilmaya başlanir ve sulalenin ileri gelenleri çarın arzusunu kabul edilemez bulur “bir çara verilecek kizimiz yoktur” denir.
Çar’a haber salinir bizde sanan verilecek kiz yoktur diye... Koskoca çar sinirlenir ve nasil bir sozdur der kabul edilmez bulur. Kizi kacirmak icin yola cikar..
Genc delikanli ise olanlardan habersiz aşki icin agitlar yakmakta ve kavuşacaklari gunun hayali ile gunleri eksitmekte, kiz ise caresiz aşki icin hergun aglamakda ve baba sozu ile aşki arasinda kalmakdan zorlanmaktadir.
Carin kizi kacirmak isteyişini haber alan buyukler careler peşindedirler derken kizi sevdigi delikanliya vermeyi uygun bulurlar ve çara vermektense ;soylu olmasada bir dagliya gelin etmek” daha iyidir diye duşunurler... Bir an once dugun hazirliklarina başlanir, atlilar dort bi yana dagilir, haberler salinir, tum eller dugunumuz var diye.
İki gencin kalbi kavuşacak olmanin heycani ile atmaktadir. Dugun gunu gelip catar dort bir yandan gelen misafirler agirlanir, eglenceler başlar...
Car coktan gelmiş ve pusuda adamlari ile hazir vaziyette kollamaktadir her bir yani ve çarın bir emriyle tum adamlari kizi kacirmak icin dugun meydanini basarlar ve kizi alip daga kacarlar ardindan delikanli peşlerine duşer çarın elinden sevdigini alacakdir dinlemez hicbir soyleneni aklinda tek sevdigi vardir...
Kiz caresiz yalvarir birakmalari icin, çar gulerek izin vermeyecegini soyler derken ucurum kenarindan gecerken kiz ;senin olmaktansa olmeyi yeglerim; diyerek kendini ucurumdan boşluga birakir ve delikanlinin gecmekde oldugu yola duşer, delikanli koşar sevdiginin yerde yatan cansiz vucudunu kucaklar ve koye geri doner...
Koy matem havasindadir cenaze hazirlanir ve kizi mezarliga goturenlerin ardindan yurur delikanli ve agzinda mizikasi ile başlar melodi calmaya. O gunden sonra ne genc delikanliyi goren olur ne de çarı...
işte bu melodi eskiden sevdalilarin karşilikli oynadiklari oyunda biz sevdaliyiz haberiniz olsun manasina gelirmiş. şimdiler de oynayanlar anlamani bilmedigi icindir ki dikkat etmeden oynanmaktadir cunku agir ve yavaş hareketlerle oynanir.
Son soz olarak;Oynarken dostlar iki sevdali gibi oynayin ki sizler oynarken bedenleriniz de can bulsunlar......
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
kafkasya
Güllerin kanla sulanıp açtığı yer
Hüznün demlendiği yer Kafkasya
Melenkolik şiirlerimin imgesi
Başucumdaki bir avuç toprağı
Zemheri gecelerimin ağıtları
Gözyaşlarımın boşluğu öpüşü
Beklemenin çaresizliğini hissetmek
Gidenlere el sallayıp ölüme uğurlamak
Karalara bürünüp karadenize sunmak
Söz vermek geri dönüp gülleri koklamak için
Ama sevgi güllerini büyütecek olanları
Başı dik durabilmek kanlı zulümlere
Uçurumdan yarini kucaklamak
Bir tekneye vuslatla rota vermek
Bebeğin buruk gülüşündeki hüznü hissetmek
Anaların figanının arşlara yükselmesi
Umudun yüreklerde gonca olması
Bir damla su ile yıkamak kanlı bedenşni
Doğan güneşin senin için doğuyorum demesi
Niçinsiz sevda sunabilmek kara yazısına
Sonra kocaman bir sevda olmak
Mevsimin ölüm gibi soğuk kış olduğu yer
Sevdaya sürgün olunduğu yer
Güllerin kanla sulanıp açtığı yer
Hüznün demlendiği yer KAFKASYA.
ESRA YÜKSEL
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı



